Kilis’in köklü inanç turizmi potansiyeli ve manevi değerleri arasında yer alan, halk arasında Küt Küt Dede Türbesi olarak da bilinen Şem’un Nebi Türbesi, hem tarihi geçmişi hem de yöredeki inanç ritüelleriyle dikkat çekiyor. Kilis Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından hazırlatılan bilgilendirme tabelası, bu gizemli ve tarihi mekanın geçmişine ışık tutuyor.
XVIII. Yüzyıldan Günümüze Uzanan Tarih
Hurufat Defteri kayıtlarına göre XVIII. yüzyılda inşa edilen türbenin kapısındaki yazıtta, yapının 1885 yılında onarım gördüğü belirtiliyor. Kur’an-ı Kerim’de Şem’un adında bir peygamberden bahsedilmemesi, burada yatan kişinin kimliği hakkında farklı görüşlerin ortaya çıkmasına neden oluyor. İslam inancına göre dünyadan gelip geçen peygamberlerin sayısının yalnızca Allah tarafından bilindiği gerçeğinden hareketle, türbede yatan kişinin kimliğini günümüz ölçülerine göre kesin olarak tespit etmek mümkün olmuyor.
Farklı İnanç ve Rivayetlerin Buluşma Noktası
Tarihi türbenin kimliğine dair yörede ve kaynaklarda farklı rivayetler bulunuyor:
Şem’un’un bir peygamber olması,
Hristiyan azizlerinden biri olması (Havariyyundan),
Yöredeki yaygın bir diğer inanca göre ise türbenin, Hz. Muhammed’in ashâbından olan ve 83 yıl at üzerinde savaşan Şem’un’a ait olması ihtimalleri üzerinde duruluyor.
“Küt Küt” İnancı ve Şifa Ritüeli
Kilis halkı arasında türbeyle ilgili en bilinen geleneklerden biri de gözde çıkan arpacık rahatsızlığıyla ilgili. Kilis’te arpacığa halk dilinde “küt küt” denildiğini belirten yerel inanca göre; türbenin toprağının arpacık çıkan göze sürülmesiyle bu hastalığın geçeceğine inanılıyor.
Kilis’in kültürel hafızasında önemli bir yere sahip olan Şem’un Nebi Türbesi, hem tarihi mimarisi hem de barındırdığı zengin kültürel rivayetlerle yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilgisini çekmeye devam ediyor.