Güneydoğu Anadolu’nun tarihi ve ilmi birikimiyle öne çıkan kenti Kilis, geçmişte yetiştirdiği önemli alimler ve mutasavvıflarla adından söz ettirmeye devam ediyor. Bu önemli değerlerden biri olan, 1825 ile 1885 yılları arasında yaşayan Kilisli Hocazade Abdullah Enveri, hem ilmi çalışmaları hem de tasavvufi yönüyle kentin hafızasında ve yöre kültüründe çok özel bir yer tutuyor.
Kilis Yöresindeki Önemi ve İlmi Mirası
Kilis yöresinin kültürel ve dini tarihinde derin izler bırakan Hocazade Abdullah Enveri, bölgenin eğitim geleneğinde kilit bir rol oynamıştır. Eğitimini tamamladıktan sonra dedelerinin ders okuttuğu Keçik Minare Medresesi’nde ders vermeye başlayan Enveri, Kilis’te ilim insanı yetiştirilmesine öncülük etmiştir. Özellikle mantık, kelam, nahiv ve kıraat alanlarında yazdığı toplam 15 eser ile yörenin ilmi kapasitesini ulusal düzeye taşımıştır.
Saraydan Ödüllü Bir Kilisli Alim
Ders halkasında İslam ilimlerini derinlemesine öğreten ve Kur’an-ı Kerim kıraati konusunda güçlü bir hoca olan Abdullah Enveri, 1854 yılında İstanbul’a giderek Sultan Abdülmecid’e “Kıraat-ı Seb’a ve Aşere”yi okutmuş ve saray tarafından takdirname ile ödüllendirilmiştir.
Kilis yöresi için hem bir tasavvuf önderi (Nakşibendi şeyhi Sermesti Veli’nin talebesi) hem de devrinin en önemli mantık bilginlerinden biri olan Hocazade Abdullah Enveri, 1885 yılındaki vefatına kadar memleketinin manevi ve ilmi hayatına katma değer sağlamıştır. Bugün Kilis’in geçmişteki entelektüel gücünün ve medrese kültürünün en somut sembollerinden biri olarak anılmaktadır.